İçeriğe atla

KADEM’İ ŞERİF TEKKESİ’NİN TARİHÇESİ

   Hazret-i Peygamber (sav.) ticaret vesilesi ile Şam’ın Müzeyrib isimli semti civarındaki Havran Köyü’ne geldiğinde ayağıyla bastığı bir taş rivayet olunur. Bu taş daha sonra Busra isimli kaleye kaldırılır.
Sultan I. Abdülhamid’in fermanıyla, Şam’da bulunan Havran Nahiyesi’ndeki Busra Kalesi’nde, Hazret-i Peygamber’in (sav.) ayak izi olan “Kadem-i Şerif”, 17 Mayıs 1784’de Muhammed Ziyade Efendi tarafından Şam’dan İstanbul’a kadar başının üstünde taşınarak getirildi. Hazret-i Peygamber’in (sav.) mübarek ayak izi olan Kadem-i Şerif, Sultan I. Abdülhamid’in kendi adına yaptırdığı türbeye konuldu. Kadem-i Şerif, Sultan I. Abdülhamid’in türbesinde, IV. Mustafa’nın sandukasının sol tarafında Şehzade Murad ve Emine Sultan’ın sandukalarının ise yukarısında duvarın içindedir. Kadem-i Şerif’in bulunduğu yerin kapıları sedef kakmadan inşa edilmiştir.
Kadem-i Şerif’i getiren Muhammed Ziyade Efendi’ye büyük hürmet gösteren Sadrazam Halil Hamid Paşa, Kapıcıbaşı Konağı diye geçen Samatya’daki binayı istimlak ettirdi. İstimlakin akabinde ise 1785’de Kadem-i Şerif Tekkesi inşa edildi.
Sadrazam Halil Hamid Paşa, Şubat-Mart 1785 tarihli son vakfiyesiyle Kadem-i Şerif Tekkesi’ne gelir sağlaması amacıyla bazı vakıfların gelirlerini tekkeye tahsis etti. Bu vesile ile Kadem-i Şerif Tekkesi’ni de kendi vakfı olan Halil Hamid Paşa Vakfı’na bağladı.
Sultan Abdülmecid döneminde, 1851’de Kadem-i Şerif Tekkesi’nin tamire muhtaç kısımları elden geçirildi. Sultan II. Abdülhamid döneminde, 1892’de Kadem-i Şerif Tekkesi’nin tamiratı gündeme geldi. Bunun üzerine tekkede geniş çaplı bir keşif yapıldı. Kadem-i Şerif Tekkesi, kalem kalem ele alınarak nerede ne eksiği yahut tamire muhtaç mahalli var ise tespit edildi. Yapılan tespitler keşif defteri olarak hazırlandı. Hazırlıkları müteakip Kadem-i Şerif Tekkesi geniş çaplı tamir ve tadilat gördü.
Kadem-i Şerif Tekkesi, Türkiye Cumhuriyeti döneminde zaman zaman âtıl kalmasına rağmen Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün gayretleri ile belli zamanlarda tadilat geçirerek günümüze kadar gelebildi.
Kadem-i Şerif Tekkesi’nin haziresi iki kısımdan olup, içerisinde çok sayıda mezar taşı mevcuttur. Tekkenin girişindeki kitabe ve çeşme kısmının yanında taş basamaklı bir merdiven ile hazireye çıkılır. Merdivenlerden çıkınca görülen ilk hazirede Kadem-i Şerif Tekkesi şeyhlerinin, müritlerinin, semt sakinlerinin mezar taşları bulunmaktadır. Tekkenin sınırları içinde olup arka kısmında kalan mezar taşları ise daha sonradan getirilmiştir.